Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler küresel tahvil piyasalarını sarstı. Enflasyon endişeleri ve merkez bankalarının olası sıkılaşan para politikaları faizleri rekor seviyelere taşıdı.
Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler, küresel tahvil piyasalarında satış baskısını artırdı. ABD ile İran arasındaki artan tansiyonun küresel enflasyonist baskıları güçlendirebileceği endişesi piyasalarda belirginleşti.
Hürmüz Boğazı’ndaki potansiyel aksaklıklar ve yükselen sigorta maliyetleri, petrol fiyatlarının yüksek kalması beklentisini pekiştirdi. Bu durum, merkez bankalarının para politikalarında daha sıkı adımlar atabileceği beklentilerini gündeme getirdi.
ABD’de açıklanan son enflasyon verilerinin beklentileri aşması, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımı ihtimalini güçlendirdi. Para piyasaları, Fed’in yıl genelinde faiz indirimi yerine faiz artırımına gidebileceği fiyatlamalarına yöneldi.
Savaş öncesinde Fed’in iki faiz indirimi yapması beklenirken, mevcut belirsizlikler bu beklentileri tersine çevirdi. Piyasa analistleri, Fed’in Aralık ayındaki toplantısında 25 baz puanlık bir faiz artışı yapma olasılığının yüzde 70’e yaklaştığını belirtiyor.
Enflasyonun bir süre daha yüksek kalacağı endişesi ve Fed’in olası faiz artırımı beklentileri, tahvil piyasalarındaki satış baskısını daha da artırdı. ABD’nin 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri yaklaşık 16 ayın, 20 ve 30 yıllık tahvil getirileri ise son 3 yılın zirvelerine ulaştı.
ABD 5 yıllık tahvil faizi yüzde 4,29’a, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,63’e yükselerek Şubat 2025’ten bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı. 20 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,17 ile Kasım 2023’ten, 30 yıllık tahvil getirisi ise yüzde 5,15 ile Ekim 2023’ten beri en yüksek düzeylerini gördü.
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) son anket sonuçları, Avro Bölgesi’ndeki ekonomik görünümün enerji fiyatlarındaki artış ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler nedeniyle olumsuz etkilendiğini gösterdi. Ankete göre, yıl için enflasyon tahminleri yükselirken, büyüme tahminlerinde aşağı yönlü revizyonlar yapıldı.
Avro Bölgesi’nde yıllık enflasyon nisan ayında yüzde 3’e çıkarken, aylık bazda yüzde 1 olarak kaydedildi. İngiltere’de yerel seçimlerde iktidar partisinin yaşadığı oy kaybı, ülke tahvil piyasaları üzerinde ek baskı yaratarak siyasi belirsizlik algısını artırdı.
Bu gelişmelerle birlikte Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi Mayıs 2011’den bu yana en yüksek seviyesi olan yüzde 3,16’ya, İngiltere’nin 10 yıllık tahvil faizi ise Temmuz 2008’den bu yana en yüksek seviyesi olan yüzde 5,18’e yükseldi.
Asya piyasalarında da benzer etkiler gözlemlenirken, Japon yeninin dolar karşısında zayıflaması enflasyon risklerini artırdı. Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi Haziran 1997’den bu yana en yüksek seviyesi olan yüzde 2,72’ye çıktı. Çin tahvil piyasasında ise 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1,75 seviyesinde yatay bir seyir izlendi.
KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, tahvil faizlerindeki artışın küresel piyasalarda olağanüstü durumları tetikleyebileceğini belirtti. Yüksek tahvil faizlerinin sıkılaşan para politikası beklentilerini yansıttığını ve bunun büyüme açısından riskli varlıklarda tedirginliğe yol açtığını vurguladı. Waterer, yüksek petrol fiyatlarının merkez bankaları üzerinde daha şahin bir faiz politikası baskısı oluşturduğunu ve piyasalardaki gerginliğin sürebileceğini öngördü.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap