Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnovasyon Haftası’nda yaptığı konuşmada sermaye piyasalarındaki sorunları genelleştirmenin ekonomiye zarar vereceğini söyledi. Teknoloji yatırımlarının önemine dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda yaptığı konuşmada, sermaye piyasalarındaki sorunların genelleştirilerek tüm piyasayı hedef almasının ekonomiye zarar vereceğini belirtti. Erdoğan, teknolojiye yapılan yatırımların Türkiye için bir mecburiyet olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon piyasasındaki sorunların tüm sermaye piyasalarını kriminalize etmek için kullanılmaması gerektiğini söyledi. Bu tür bir yaklaşımın, tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında köprü görevi gören sermaye piyasalarına zarar vereceğini ifade etti. Erdoğan, özellikle teknoloji ve inovasyon alanındaki finansmanın sermaye piyasaları için kritik önem taşıdığını belirtti.
Erdoğan, fon piyasasında yaşanan sorunları fırsat bilerek sermaye piyasalarına ateş etmenin, yatırımcıyı ürkütmenin ve uzaklaştırmanın doğru bir yaklaşım olmadığını dile getirdi. Bu durumun sadece sermaye piyasalarını değil, reel sektörü de sıkıntıya düşüreceğini vurguladı. Özellikle 2008 küresel finansal krizinden sonra bankacılık sektörünün finansman sağlama konusundaki isteksizliği nedeniyle sermaye piyasalarının reel sektörü desteklemedeki rolünün daha da kritik hale geldiğini belirtti.
Konuşmasında, Türkiye’nin küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için bir merkez ülke haline gelmesi amacıyla atılan adımlara değinen Erdoğan, girişim sermayesi yatırım fonlarının Milli Teknoloji Hamlesi’nin önemli finansal destekleyicilerinden biri olduğunu söyledi. Toplam fon sayısının sadece yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmenin, Türkiye ekonomisinin altını oymak ve kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek anlamına geldiğini belirtti. Erdoğan, bu tür bir fırsatçılığa izin vermeyeceklerini kaydetti.
Erdoğan, Türkiye’nin teknoloji yarışında geri kalmak istemediğini belirterek, Milli Teknoloji Hamlesi ile araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettiklerini ifade etti. 24 yıl önce az sayıda olan teknopark sayısının 115’e ulaştığını, araştırma geliştirme harcamalarının ise 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara çıktığını söyledi. Girişimcilerin hayallerine ulaşmaları için finansman mekanizmalarını devreye aldıklarını ve TEKNOFEST gibi etkinliklerle yenilikçi fikirleri projelere dönüştürdüklerini belirtti.
2019’a kadar unicorn’u olmayan bir ülke iken bugün 8 unicorn’a sahip olduklarını aktaran Erdoğan, 2030’a kadar 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve toplam değerlemelerinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedeflediklerini açıkladı. Atatürk Havalimanı terminallerini dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getireceklerini ve bu merkezin 2027’de kullanıma açılacağını bildirdi. Nisan ayında Türkiye’yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke yapacak adımları paylaştıklarını, destek enstrümanlarını güncellediklerini ve yeni programları hizmete sunduklarını ekledi.
Erdoğan, Merkez Bankası’nın 750 milyar lira tahsis ettiği Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programı ve Yüksek Teknoloji Destek Programı HIT-30 ile ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli adımlar attıklarını belirtti. KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık İmalat Sanayii Kredi Finansman Programı’nı devreye aldıklarını ve 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı ile veri merkezlerinin toplam kurulu gücünü 2030’a kadar en az 1 gigavata ulaştıracaklarını açıkladı. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceklerini ve Bilge Dil Modeli ile Türkçe yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesini sağlayacaklarını sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojiye yapılan yatırımların ekonomiye ve dijital egemenliğe etkilerini savunma sanayii üzerinden örnekledi. 2002’de savunma ve havacılık sektörünün yerlilik oranının yüzde 20, ihracatının ise 248 milyon dolar olduğunu hatırlatan Erdoğan, güvenlik kuvvetlerinin birçok temel malzemeyi ithal etmek zorunda kaldığını ve tedarikçilerin kullanım alanlarına müdahale edebildiğini belirtti. Kıbrıs Barış Harekâtı ve terörle mücadele gibi konularda başkalarına muhtaç olmanın sıkıntısını çektiklerini ifade etti.
Attıkları kararlı adımlarla bu duruma son verdiklerini söyleyen Erdoğan, bugün savunma sanayiinde 4.500’ü aşkın firma, 1.400’ün üzerinde proje, 100 bine yakın istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştıklarını kaydetti. Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettiklerini, 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde ise ihracatı önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artırarak 6,9 milyar dolara taşıdıklarını bildirdi.
Erdoğan, Türkiye’nin genel ihracatında kilogram başı değerin 1,5 milyar dolar iken, savunma sanayiinde kilogram başı ihracat oranının 65 bin dolara yaklaştığını belirtti. SİHA’larda kullanılan kameraların kilogram başı değerinin 20 bin dolar, bu kameraların içindeki dedektörlerin ise 50 bin dolar olduğunu söyledi. Bu rakamların, Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmanın bir tercih değil, mecburiyet olduğunu gösterdiğini vurguladı. Yüksek katma değerli üretime geçişi hızlandırmak zorunda olduklarını, ancak geleneksel olarak güçlü olunan sektörleri de ihmal etmeyeceklerini ve desteklemeye devam edeceklerini ekledi.
Konuşmasının sonunda, fon piyasasındaki sorunun tasfiyesi, manipülasyon yapanlarla hesaplaşılması ve sürecin sermaye piyasalarına zarar vermeden yönetilmesi olmak üzere üç öncelikleri olduğunu belirtti. Yatırım sahiplerine birikimlerinin en kısa sürede ödenmesi için çalıştıklarını, olağanüstü tasfiyelerde kanun teklifinin yasalaşmasını müteakip ara ödemelerin başlayacağını söyledi. Hukuk önünde hesaplaşma sürecinin devam ettiğini ve yeni bilgiler ışığında soruşturmaların derinleştirildiğini ifade etti. Sermaye piyasalarının kriminalize edilmesini hoş karşılamayacaklarını, zira bu durumun reel sektörü de sıkıntıya düşüreceğini yineledi. Tamahkârlara ve sahtekârlara karşı kararlılıkla mücadele ederken, sermaye piyasalarını safralarından kurtarırken sağlam organları tahrip etmemek gerektiğini vurguladı. Ülkesi için çalışan, üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan reel sektörün finansal nefes borularını tıkamayacaklarını belirtti.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap